Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Eğitime ve eğitmeye AŞIK bir Sibel Çetin

Eğitime ve eğitmeye AŞIK bir Sibel Çetin

Sosyal ağlarda paylaş

Antalya’da Pozitif Bilimler Özel Öğretim Kursu’nun Müdürü olan Sibel Çetin ile Antalya Gelişim Platformu Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Karabacak, eğitim üzerine kısa ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Eğitimin dışında hayata da AŞK ile bakabilen Çetin, “yaşamı sevin, sevdiğiniz işi yapın. Sevdiğiniz işi yapabilmek için sevmediğiniz şeylere de sabır gösterebilin. Zaten sevdiğiniz şeylere tahammülünüz daha fazladır” diyor. Gelin şimdi bu güzel sohbete başlayalım.

Eğitime ve eğitmeye AŞIK bir Sibel Çetin

Merhaba Sibel Hanım, öncelikle sizi bu mutlu başarılarınızdan dolayı kutlarız, bize kendinizden ve eğitim sürenizden kısaca bahseder misiniz?

Aslında öğretmen olmaktı en büyük hayalim. Ortaokul mezuniyetinde bile “Ben öğretmen olacağım Göynük İlköğretim Okulu’nda aldığım eğitim meşalesini yurdumun en ücra köşelerine taşıyacağım “ demiştim. Tarih öğretmeni oldum ama çok fazla tarih öğretmenliği yapmadan bir kişisel gelişim okulunun yönetim, koordinasyon kadrosunda buldum kendimi. Bu süreçle başladı kişisel gelişim konusuna bu kadar yoğunlaşmam. Madem bu işi yapıyorum psikolojiyle ilgili eğitim anlamında kendimi geliştireyim düşüncesiyle “Klinik Psikoloji” yüksek lisansa başladım. Her çalışma aşamasında büyülendiğim bu bölümü de bitirince madem yöneticilik yapıyorum işletme eğitimi ile bunu desteklemek gerek diyerek işletme bölümü serüvenini başlattım. Hayatın kendisi bir okul zaten, bu okulun sonunda diploma notum kaç olur bilmiyorum ama eğlenerek öğrenmeyi hedef edindim.

Eğitime ve eğitmeye AŞIK bir Sibel Çetin

Eğitimin sonucunda varılmak istenen nokta “Başarı” peki size göre nedir başarı?

Başarı kişiden kişiye değişen bir olgu aslında! Kimine göre sadece ellerini kullanarak yemek yiyebilmek başarı, kimine göre güne başlamak bile başarı, kimine göre bir şirketin en tepesinde olmak başarı… Bana göre başarı mutluluk, mutlu olduğun kadar, mutlu olduğun yerde başarılısın! Eğer bir Bakan dahi olsanız; güne mutsuz başlıyorsanız, ayaklarınız geri geri gidiyorsa sabahları başarılı değilsinizdir.

İşini sevmenin ötesinde bir şekilde gerçekleştiriyorsunuz ve sizden bahsedilince herkesin yüzü gülüyor, bu durum size neler hissettiriyor?

Öncelikle çok teşekkür ederim. Öncelikle işime AŞK ile sarılıyorum. Çalıştığım hiçbir kurumda salt görev insanı olmadım. Ruhumu katmaya çalışıp benimmiş gibi sahiplendim. Hayat bir okul demiştim, hayatın büyük bölümünü iş yaşamı oluşturuyor aslında. Bu bilinçle çalıştığınızda hiç beklemediğiniz birinden beklemediğiniz şeyler öğrenebiliyorsunuz. Hele ki çalışkanlığına, sunduğu çözüm önerilerine hayran kaldığınız kurucularla çalışırsanız öğrenmeye daha açık hale geliyorsunuz. Ekrem Öğretmenim’den çok şey öğrendim mesela, patronluk değil ağabeylik yaptı bana hakkı ödenmez. İbrahim Halil Hocam ile çalışıyorum şu anda, muhteşem bir adam. Kurumun adına vermiş olduğu “Pozitif” enerjiyi seçtiği personele, taşa, duvara, sıralara da yansıtmış. Bu da başarıyı kendiliğinden getiriyor. Yani varmak istediğim şu: Çalışacağım kişileri seçiyorum. En iyileriyle çalışmak istiyorum. Öğrenebildiğimi de kar sayıyorum açıkçası… Nil Karaibrahimgil’in çok sevdiğim benimsediğim yazıp panoma astığım sözü de bunu çok iyi özetliyor: “Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat ‘yap, et, çalış,başar’la geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli AŞK yapmış olursun. “

Eğitime ve eğitmeye AŞIK bir Sibel Çetin

Şu an, Pozitif Bilimler Özel Öğretim Kursu’nda çalışmaya devam ediyorsunuz, bize biraz buradan da bahseder misiniz?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki adı gibi işini seven aile üyelerinin yer aldığı “pozitif” bir kurum. Kurum üyelerinin bu pozitifliğe gerçek anlamda işini iyi yapması, tecrübeleri, püf noktaları sunuşuyla hayranlık uyandırması da eklenince başarı yolculuğu daha eğlenceli bir hal alıyor. Başarı her zaman tatlı sorumluluklar yükler omuzlara, geçen sene yakalanan başarı oranının %98 olması ve bu başarı oranını devam ettirme gayretinde olmamız sürekli yeni fikirler üretmemiz gerekliliğini doğuruyor. “Bakabildiğin kadar çocuk yap denir hep” tam anlamıyla yetebileceğimiz kadar çocuk alıyoruz biz de… Kontenjanımız sınırlı, ne kadar çok öğrenci o kadar iyi mantığında değiliz. Öğrencinin iyi bir üniversite kazanması için uğraşmamızın yanı sıra temel hedeflerimizden birisi kendini tanıyan, stresle, sorunla baş edebilen, hedeflerinin farkında olarak yola devam etmelerine katkıda bulunmak.

Eklemek istediğiniz bir şeyler ya da paylaşmak istediğiniz herhangi bir duygunuz?

Son olarak söylemek istediğim yaşamı sevin, sevdiğiniz işi yapın. Sevdiğiniz işi yapabilmek için sevmediğiniz şeylere de sabır gösterebilin. Zaten sevdiğiniz şeylere tahammülünüz daha fazladır. Amaç başarılı olmak değil mutlu olmak olsun, mutlu olduğunuzda zaten başarı gelir. Bu değerli sohbet için çok teşekkür ederim.

Eğitime ve eğitmeye AŞIK bir Sibel Çetin

Biz de Sibel Çetin’e Antalya Gelişim Yazı Ailesi olarak teşekkür eder, mutlu başarıların devamını dileriz… Yeni nesilin mimarları öğretmenlerimiz ve eğitimcilerimize yeni dönemde keyifli dersler dileriz…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?