Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Akdeniz’in İncisi: Antalya

Akdeniz’in İncisi: Antalya

Sosyal ağlarda paylaş

Antalya, Akdeniz’in incisi… Antalya denince akla gelen adeta bir kaş gibi uzanan kıyı şeridi, hiç batmazmış gibi anılan yakıcı güneşi ve hem sonsuz gibi görünen hem de güvenli kapalı bir koy gibi hissettiren denizi gelir. Antalya’yı yakından bilmeyenler içindir bu tanım. Ona bir hanmışcasına davranan tatilcilere aittir aslında. Oysa bir ruhu vardır Antalya’nın.

Yaşamayı bilene, görmek ile bakmak arasındaki farkı bilene, bir buluşun mucidi gibi keşfetmeyi sevene, bambaşka bir tattır Antalya. Öyle ki sabahın en erken saatlerinde güneş henüz nazlı bir bebek gibi yüzünü tam göstermemişken, insanın içine çekmeye doyamadığı keskin tuz kokusu vardır serim havasında.

Çok fazla şehir görmedim belki ancak teste tabi tuttum ayak bastığım her şehri. Dağlarına baktım önce. Olabilir miydi ki doğanın nimeti gibi duran, yeşilin en koyu tonundaki ağaçlarla kaplı, temiz havalarda zirvesinin kar beyazını görünce dünyaya yeni gelmiş hissi veren o güzelim Toroslar gibi.

Yürürüm sonra sokaklarında. Bir şehrin en kendini öne çıkaran yanıdır zira sokakları. Öyle ki her adımda, her solukta modern denilen o sanayileşmiş kültürün bir parçasındaki kentte yürüyormuş hissi yaşatmamalıdır ruha.

Ben Antalya’yı kokusundan, ağaçlarından ve aşk ile sevdiğim toroslarından daha çok sevdim. Çünkübir bütün nasıl parçalarının toplamından daha fazla ve başka bir şey ise benim zihnimde de öyledir Antalya.

Nedir şimdi bu meyvenin özür diye soran olur ise iki sayfaya sıkıştırılacak sözcük kümelerinden ne beklersin derim ona. Öyledir. Çünkü ben her anımın kokusunu taşırım ruhumda. Uzağında olsam da kilometrelerce her hücremde Antalya. Ne demiş Mustafa Kemal ATATÜRK: ” Şüphesiz, dünyanın en güzel şehridir Antalya!”.

ASYA yazıyor…


Sosyal ağlarda paylaş
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?