Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Aşk

Aşk

Sosyal ağlarda paylaş

Merhabalar sevgili okuyucular,  bugün sizlere aşkın ne olduğundan bahsetmek istiyorum.

Genellikle her yazımda aşka gidişten bahsettim lakin aşkın nasıl bir tad ve kıvamda olduğundan hiç bahsetmedim.

Velhasıl kelam aşkın ne olduğunu hiç tam anlamı ile ifade etmedim…

Her kelimem ile denizin kenarında gezindim ama hiç okyanusa  seyahattan bahsetmedim…

 

Sanıyorsam artık bahsetmem için doğru zaman geldi…

 

Öncelikle aşkın ne olduğunu izah etmek lazım…

Aşk her yaş grubun dilinde olan lakin tam manası ile ifade edilemeyen bir duygudur.

Öyle bir duygudur ki insanı kilitler ve onu çaresiz bırakır.

Çünkü öylesine derinden ve içten gelir ki sevgi artık insan o sıcaklıkla pişer…

Mevlana’nın dediği : ‘’ Hamdım , yandım , piştim.’’  sözü hepimizin aklındadır.

 

İşte aşık olunca insan ham iken yanmaya başlar. Bu yanma öylesine olur ki kişi artık uyanmaya başlar.

İşte aşkı farklı yapan şeyde budur. Yanarken uyandırır insanı…

 

Öylesine kişiyi bir boyuta taşır ki, artık o bambaşka bir boyuta doğru ilerler ve oradaki nimetlerin lezzeti ve İhtişamı ile haşır neşir olur.

 

Aşk bir hece olup , kelimelerle ifade edilemeyen birşeydir…

Sosyal medya da insanların hem içini titreyen yazıların mimarı hem de yeter artık dedirten şeydir.

 

Öfkenin ve sakinliğin arasındaki köprüdür.

İlginç bir yaklaşım belki ama denizin içindeki oksijene benzer aşk, denizin içindeki her gizemli şeyin yaşamasını sağlayan bir şeydir. Gizemli dedim yalnız, altını ekstra çizmek isterim.

Çünkü aşk gizemi içinde barındıran açık açık hissedilen bir duygudur.

Hem gizemli hem de herkesin bildiği bir şey.

 

Peki herkes bildiği bir şey ise neden doğru bir çift yok ? sorusunu kendime sormadan geçemiyorum…

Cevap hakkım elimde olduğundan şu şekilde izah edersem yanlış yapmam diye düşünüyorum.

Çünkü şuanda gizemli duyguların peşinden koşacak açık yürekler maalesef yok.

 

Bu kelamının açık meali şudur aslında; kimse ilerisi ve gelecek için yaşanacak bir şeyler bırakmıyor.

Her şeyi bir an önce yaşayıp bitirmek istiyor. Ulaşamadığı makamı bedensel ihtiyaçlarla doldurup oraya vardığının inancı ile avunmak istiyor. Bundan ötürüdür ki utanmak kimsede kalmamış durumda.

 

Yazımın başında yanmak var dedim ya, işte orayı bedene aşık olanlar baya yanlış yorumluyor.

Ben elini tuttum, öptüm ve hatta seviştim diyip yandığını sanıyor…

Ve kendilerini tecrübeli gruplarının arasında görüyorlar.

Onların aşk ve sevgi anlayışı bir hayli farklı onlara yol göstermek haddimiz olmasa da nacizene yorumum ile şu şekilde yardımcı olmak isterim…

 

En güzel deniz girilmemiş deniz , en güzel aşk yaşanmamış aşktır.

Her aşk bir gizem taşır bu gizem ancak sevgi içerisinde yanmak ile idrak edilir.

Karşı tarafla yaşayacağınız her bedensel şey bu dünyalık iken anlaştığınız her duygu âlemler arası yolculukla ile şekillenir.

 

Aslında aşk nasıl istersen öyle şekillenir.

Beden isteyen beden ; ruh eşi isteyen ruh eşi bulur…

 

Gençlerimiz beden eşlerini bulurlar lakin ruh eşlerini bulamadıklarından çok tecrübeli olmalarına karşı bir türlü evlilik ve uzun ilişki durumlarını idare edemedirler.

 

Hep demişimdir eskilerin aşkı başkadır.

 

Bakarak ama kıyamayarak, içinden konuşup dışarından öz konuşarak ve içinden kahkahalar basıp dışından az bir tebessüm ederek.

 

Bir bardak su misali.

Yaşayacak kadar ama israf etmeden, severek sevmek ama kullanmamak…

Fedakarlık yapmak lazım derim ben hep.

Ama biri feda biri kar elde etmemeli sözü ile sonlandırırdı benim sözümü hep Sibel Ablam.

Ne güzelde söylerdi.

Biri kar etmemeli…

 

Aşk bazen doğru yaşandığında insanı olgunlaştırırken bazı durum da hiç yaşanmadan hissi ile insanı olgunlaştırır.

 

Hangisi daha etkilidir bilemem ama aşka giden her yol bir kapıya vardığına hep inanmışımdır.

 

Sevmek öyle kutsal bir şeydir ki bence kül gibi olupta hali kalmayınca kadar insan seviyorum seni dememeli…

Dememeli ki seviyorum sözü manasız ve ruhsuz kalmamalı…

Aşk ile…

Berke Battal

 

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
aşk berke battal sevgi

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?