Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

At Fazlalıkları

At Fazlalıkları

Sosyal ağlarda paylaş

Çiçeklerimin içindeki yabani otları temizledim dün. Aslında bir saat sürdü işimin bitmesi… Ancak bana düşündürdüğü, hissettirdiği şeyler bütün günümü aldı.

Hayat da öyle değil mi? Aslolanı yaşatmak, onun kıymetini bilmek için onu korumamız gerekmiyor mu? Onunla ilgilendiğimiz kötü durumlardan koruduğumuz her an biraz daha kendimize ait hale getirmiyor muyuz?
Yabani otlar fazlalıktı. Fazlalıktan kurtulmak, aslolana huzur verecekti… Nelerin hayatımızda fazlalık olduğunun farkında mıyız acaba? Hep biriktiriyoruz, üst üste yığıyoruz. Sadelik huzurdu hani? Can Yücel evinde bile fazla eşya olmasın, paldır küldür yürüyebil dememiş miydi…

Mesela kıyafetler… “Giyecek hiçbir şeyim yok” demeye bayılır kadınlar. Aslında hem doğrudur hem değildir bu söz. Giyecek şeyi yoktur; evet. Üzerine giymek için uygun bulduğu kıyafet sayısı çok azdır. Giyecek bir şeyi vardır: Üzerine uygun olmasa bile dolabında mevcut bir sürü kıyafet vardır. O zaman neden “bir zayıflarsam giyerim, kilo aldığım zaman giyerim, atmayayım evde giyerim” dediğiniz ve bahsettiğiniz zamanların gelmediği kıyafetlerin dolapta yer kaplıyor. Halbuki o kıyafet bir başkası için bir nimet ya da en çok istediği, giymekten mutlu olabileceği şey olabilir. Atma ama ver kurtul… Çıkar hayatından. Dolabını sadeleştir, ruhun sadeleşsin…

Telefonlar düşmüyor artık elimizden. Vücudumuzun bir uzvu gibi… Ama o telefonlar bile öyle dolu ki, öyle yoruyor ki… Bir uygulama yüklüyoruz, tek kullanımlık belki, ancak kullandıktan sonra yer kaplamaya devam ediyor. Hiç dinlemediğiniz halde, şarkı listesinde açıldığı zaman hemen bir sonraki şarkıya geçiş yaptığınız halde neden hala telefonunuzda kalıyor o şarkılar? Özçekim çılgınlığı malum. İstediğimiz pozu elde edene kadar onlarca fotoğraf çekiyoruz. İstediğimiz pozu yakaladığımız halde diğer çekimler neden hala telefonumuzda? Telefonunu sadeleştir, ruhun sadeleşsin…

Birlikte zaman geçirmekten hiç hoşlanmadığınız halde sürekli görüşülen arkadaşlara ne demeli? Tabi ki ben de tamamen iletişimin kesilmesi taraftarı değilim. Ancak onları belli bir uzaklıkta bırakarak değerli zamanımızı birlikte zaman geçirmekten keyif aldığımız kişilere yoğunlaştırabilir. Arkadaş ortamlarını sadeleştir, ruhun sadeleşsin.
Sadeleşmek özgürlüktür. Sadeleşmek ruhun dans etmesine imkan vermektir.
Fazla olandan uzaklaşacağız zaman dilimleri dilerim. Keyifli okumalar…

SİBEL ÇETİN


Sosyal ağlarda paylaş
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?