Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Duygusal İletişim

Duygusal İletişim

Sosyal ağlarda paylaş

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere çok uzaklarda olan sevdiğimiz ile nasıl iletişim kurulduğumuzdan bahsetmek istiyorum…
Bu öylesine bir yetenektir ki şu dünya da çok az insana bahşedilmiş ender bir kazanımdır.
Aslında kazanımdır ama yeteneğe dönüşebilmesi için çok uzun yollardan geçmemiz lazım…

Bu bizim bildiğimiz asfalt ya da taş yollardan değil.
Bu yol yolların en zoru ve en çetini. Kısacası bu yol aşkı göze alanların yoludur…
Aşk dedim. Sıradan bir hoşlantı ya da bedene tapılan hayvansal egolardan bahsetmiyorum…
Hani biri demiş ya ‘’Ruhuna dokunan erkekleri sevin diye.’’
Aslında aklımdakini en iyi özetleyen söz şuanda bu…
Çünkü duygular ile iletişim ruh ile alakalı bir durumdur.

Ruha dokunuş ise bedenden soyutlanmış bir sevgi ile ancak mümkün olur…
Bedeni terk etmek çok zordur ama onu terk etmeden asla ruhunuz dirilemez.
Ruhun dirilişi başladığında işte o zaman bambaşka bir güne uyanırsanız.
O gün bulutların bile bir bir anlam taşıdığının sırrına varırsınız.

Aslında evrende sayısız şeyler olup bitmektedir. Lakin birçoğumuz bunun farkında değildir.
Hele ki bedene hapis olmuş ruhlar maalesef daha derin uykudadırlar.
Onlara olan olaylar birer ninni gibi gelir ve hep üstlerinde bir uyku ve bitkinlik ile yaşarlar.
Çünkü ruhları özgürlüğe doğru dışarıya çıkmayı ister ama bedenleri artık onların en büyük sınavı olur ve yat uyu der…
Aslında bir tek bunları demez. Misal dünyalık hevesler sana yeter ; uyku, yemek , içmek ve bütün bedensel zevkler…
Kısacası ayna da her gün gördüğümüz kişi bir anda bizim en büyük düşmanımız haline gelebilir…

Konumuza hızlı bir giriş ile geri dönecek olursak. Ruh halen elimizdeki en büyük mirastır.
Öyle bir miras ve sınav ile dünya ya geldik ki yol ayrımları elimizde fakat
Bazı şeyler isteyimiz dışında hızla gerçekleşiyor…

 

Eskilerin aşklarına ve sevgilerine her daim hayranlık duymuşumdur.
Yani o zamanlarda kişinin bedenine ulaşma imkanınız yok yalnızca kıyı ya köşe serpiştire bileceğiz mektuplar ya da kişiler aracılığı ile göndere bileceğiz çekimser laflar var…
Ama bir şeyi seviyorsunuz.
Onu…
Çoğu genç sevilen şeyin beden olduğunu düşünür.
Çünkü yaşadıkları devir bunu düşünmelerine itiyor…
Aslında o devirden bize kalan hikâyelerin büyük bir çoğunluğu ruhlara olan aşkı dile getirmektedir.
Bizim anlayamadığımız nokta şu bir görüşte ya da bir dokunuşta nasıl öyle etkileşimin olması…

Aslında burada duygusal iletişim devreye nasıl girdiği….

Kısacası artık sevdiğiniz kişi aranızda bir bağ kuruluyor.

Hak size birbirinizi anlamanız için yalnızca sizin birbirinizin anlayabileceği özel bir köprü kuruyor…
Ne demişler: ‘’Kalpten kalbe yol vardır.’’
Hz. Ömer nasıl ki görmeden ordusunu camiden yönlendire bildiyse; sevende sevdiğini görmeden yönlendire bileceği bir kazanım kazanıyor.
Ve bunu yalnız acı çektiği kalpten yapabiliyor…
Öylesi bir sevgi olursa ne konumda olursanız olun mutlaka kalbiniz ile bir şeyler yapabilirsiniz…

Peki ya karşı taraf bunun farkında henüz değilse?
Sevgi hiçbir zaman karşı tarafı ikna ve kandırma üzerine inşa edilemez.

O bedensel sevgiler için geçerlidir.
Ruhi aşkın olacağı yerde akıl ile kalbin birleşmesi lazımdır.
Oradaki ince bir titreşim her şeyi bir hızla halleder ve rayına sokar.
Bu titreşimin zamanı ve vakti olabilir.
Gül yetiştirmek isteyen gülün yetişeceği vakit kadar bekleyecek.
Her şeyden önemlisi güle dikeni ile katlanmayı göze alacak.
İşte o zaman duygusal iletişimin kerametine kavuşur.

Herkesin en merak ettiği soruda şudur.
Ben bu kadar severken o bir şeyler seziyor mudur?

Şöyle açıklayım inanın ileride eğer kaderinizdeki kişi ise bir şeyleri anlatmaya başladığınız anda
sizin yaşadığınız her şeyi oda yaşamış olmasının sıcaklığı içinde üşürsünüz.
Sonra bir bakmışsınız ortada yalnız ikiniz varsınız ve artık sizin için bedensel sohbet yetmeyecektir. Yalnız gözlerinize bakıp duyguların iletişim kurduğu âlemlere doğru ilerleyeceksiniz.
İşte o gün bedeniniz ölecek ruhunu sonsuza denk dirilecek…
İşte ben böyle bir iletişimden bahsediyorum…
Berke Battal

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?