Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Koşulsuz Bekleyiş

Koşulsuz Bekleyiş

Sosyal ağlarda paylaş

Merhabalar sevgili okuyucular, bugün sizlere koşulsuz bekleyişten bahsedeceğim…
Birçok yazımda yer verdiğim koşulsuz kelimesini bakalım bu sefer nasıl işleyeceğim…
Dilerseniz hiç vakit kaybetmeden yazıma başlamak isterim…

Hayatımızda birçok şeyi bekleriz.
MisL otobüsü,treni ve son vapuru ama bugün sizlere anlatacaklarım hiçte maddesel âlem ile ilgili olmayan şeyler…
Tabiki yine aşktan bahsedeceğim.

Aşk için beklemekten yani koşulsuz sevginin ham hali…
Bir sıfata kavuşmamış hali…
Hallerin en saf hali.
Kısacası sevginin en masum hali.

Ne yazık ki öyle bir zamandayız ki bu sevginin haline birçoğumuz varamıyoruz…

Herkes güzeli, parayı ve kaliteyi sever…
Lakin sevmek için sevmeği kaç kişi yapabilir?

Daha basite indirgeyecek olursak, sevdiğiniz kişiyi yalnız hayalinizdeki olduğu için beklediğinizi düşünsenize…
Ve bu hayali ölünceye kadar yaşattığınızı…

Şimdi derin bir nefes alın ve onun ile yalnız kalın…
Hayallerinizin ufkuna ulaşın.
En saf ve temiz hayalleriniz ile onu sevin ve bütün kötülüklerden koruyun..

Lakin şimdi ufak bir sorunumuz var.
Hayallerimizin derinliklerine indikçe onu daha zor imgeliyor onu daha zor görebiliyoruz.

İlk aldığımız nefes çoktan bedende çıktı ilk gözümüzün önüne gelen zat şimdi mavi bir bulut gibi kayıp gitti…

Aslında ne bulut kaydı ne de o bir yerlere gitti.
Bütün mesele şuanda farklı alemlerdesiniz…

Peki tam olarak nerede?
İnanın bu soru dünyanın en zor sorusu…

Ama onu koşulsuz bekleyişinizin çekebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim…
Saf olan sevginiz ve sadakatiniz…

Günümüz insanlarında kalmayan ama mühim kişilerin kalbinde külçe altın gibi bulunan sadakatte bahsediyorum…

İki gün üst üstte söylenmiş seni seviyorudan değil.
Yıllar boyunca seni seviyorum diyememekten bahsediyorum.

Bedensel sevgiyi isteyenlerin anlayamacağı üst mertebelerden bahsediyorum…

Nasıl öyle sevilebilir ?

Öyle bir sevilir ki bir sayfa onu anlatmaya hem az gelir hem de fazla.
Bir sayfa başlamadan biter.
Çünkü ” O ” zamiri öylesine onu kapsarki başka hiç bir harf yanına yakışmaz.
Lakin ” O ” zamirini onun şerefine açmaya başlarsanız işte o zaman 40 yıllık şairler gibi yazmanız gerek ki yine de nafile…

Bekleyiş mühimdi…
Bu bekleyiş sırasında ufak hatalar ya da dinlenişler olması çok normaldi.
Bu bekleyişte esas mühim olan şey ufak ama istikrarlı adımlar ve sevgide istikrardı.
Çünkü sevgiye en çok yakışan üç kelime vardı.
Edeb, hayâ ve mücadele…
Bu kelime koşulsuz sevgi ile koşulsuz bekleyişin yollarını birleştiren köprü görevini üstlenen yüksek enerji hissileridir…

Şunuda söylemeden geçemeyeceğim. Aşk hiç bir koşulda başka aşklara ve sevgilere bakınarak yaşanılacak birşey değildir.
Nasıl ki herkesin parmak izi farklı ise herkesinde sevgiyi yaşama enerjisi farklıdır.

Ayrıca herkes istemsiz farklı yaşar.
Kimi Attila ilhanın dediği gibi “Çocuklar gibi sevdik, devler gibi acı çektik.”
Sözü gibi yaşarken.

Kimide vurdum duymaz yaşar vesselam…

Bazısı tecrübe oldu der,
Yaşandın bitti der…

Bazısı ise kendi romanını yazar…
İnanın kendi romanını yazmak herkese nasip olmaz.

Aşkın olması için acı olmalı.
Acının yok olması için aşk…

Koşulsuz aşkın başlaması için.
Koşulsuz bir bekleyişin olabilmesi lazım…

Bu bekleyiş günleri, haftaları ve hatta yılları alabilir.
Ama sabredenlerden olursanız inanın kazanan yine siz olursunuz.

Tek yapmanız gereken hayallerinizi hiç birşeye satmamınız…

Hayalleriniz ışığınız olsun
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Rüyalarınızda bile hep onu sevin.

Koşulsuz bir sevgi içersinde koşulsuzca onu bekleyin…

İşte böyle sevgili okuyucularım bir yazımın daha sonuna gelmiş bulunmaktayım…

Dilerim koşulsuz sever. Koşulsuz bekleyenlerden olursunuz…
Daim sevgi ile aşkla kalın

Berke Battal yazdı…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?