Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Sevginin OLanaksızlığı

Sevginin OLanaksızlığı

Sosyal ağlarda paylaş

İMerhabalar sevgili okuyucular,

bugün sizlere sevginin olanaksızlığından biraz bahsetmek istiyorum…

İsterseniz şu soru ile yazıma başlayım.

Sevgide Olanaksızlık Var Mıdır?

El Cevap…
Sevginin Olanaksızlığı hem vardır hem de yoktur.

Şöyle ki seven bir kişi için olanak ya da olanaksızlık yoktur.

Yalnız sever onu imgeler….

Kendisinin farkına varılacağı günü ip ile çeker…

Olanaksızlık kısmına gelince kelimeler buz tutuyor, boğazlar düğümleniyor ve nefesler daralıyor.

Açıkcası bir hayli zor bir kelamdır kendisi…

 

O olayı biraz farklı açıklamam lazım…
Çünkü olanaksızlık bir sevgide iki şekilde meydana gelebilir.

Ya o sevmeyecek

ya da siz onu sevdiğinize çok geç farkına varacaksınız…

Gelelim ikinci boyuta.
Sizin onu sevdiğinizin çok geç fark etmenize…

İşte bu en acısı ve en üzücüsü, en dayanılmazı ve içlerinde en ihtişamlı duygulu olanı bu…

Misal bir kadını ele alalım…

Sizi en başından beri seviyordur kadın.

Evet, seviyordur.

Öylesine seviyordur ki , bütün dertlerinde, sıkıntılarında ve duygu karmaşalarında sizi bir kılavuz, bir rehber, bir elçi olarak tayin etmiştir..

Lakin size seni seviyorum diyememiştir.

 

Dosttum demiştir. Kardeşim demiştir.
Arkadaşım demiştir.

Sen benim için çok farklısın, senin yerin bende ayrı demiştir.

Ama bir cesaretini toplayıp egosunu yenememiştir…

O masum gözlerindeki incileri gönlüne akıta akıta size “Senin ile konuşurken rahatlıyorum”
Demiştir.

Ama gururunu yenip elimi tut diyemiştir.

Düşünsenize konuşurken rahatlamak nedir?

Biri size temas etmeden, dokunmadan, sevgili kılıfı adı altında olmadan nasıl rahatlaya biliyor…

Bunun adı nedir?

Dostluk mu?
Haydi öyle olsun.

Peki, onun yokluğunu düşünelim…
Artık o yok. Vaktiyle varmışlarla yola çıkalım.

Lakin onun sevgisine ve bağlılığına erişebilecek birinin de gelmesi o kadar zordur ki.

Size kıyamayan, sizi mutlu etmek için çırpınan birini hayatımızda ne kadar değer verdiysek.
Onun yokluğunda da üzülmeye o kadar hakkımız vardır…

Bu altın kuralı katiyen es geçmeyelim.

 

Hasta olduğunuzda üzüldüğünü söyleyene değil, sizin ile hasta olana hayatımızda kaç kere rastalayabiliriz ki…?

 

Evet o …

Hiç düşünmediğiniz kişi.
Unuttuğunuz ama hep yanı başınızda olan kişi .

Şimdi hayallerinizi gözünüzün önüne getiriniz.

Hepsini toplayın, yardıma çağırın hepsini…

Sizlere ışık olsun; karanlığı yenmenizde…

Işık derken bile o gözünüzün önüne geliyorsa emin olun esas sevdiğiniz bedenine, sesine ya da duruşunuza hasta olduğunuz değil…

Hayallerinizin içine ışık gibi aydınlatan adamın bir kıyıda halen var olmasındandır…

Bu yazdıklarım herkes için mi? Geçerlidir bilemem ama bazı kişiler için en geçerli reçete bu dediklerimdir.

Sevmek öyle birşeydir ki sevgili okuyucularım bazen bir anda olur.

Bazen yavaş yavaş yokluğunda sezilmeye başlar bir gün rüyalarına girer ve geri kalan kalıntıları komple söker atar.

Büyük aşklar kavga ile mi başlar bilmem ama Allaha giden aşklar hep niyetle başlar…

Ben adım attım demeyin bazen kandınların gözü kör olur.

Akıllarınıda karıştırmamak lazım ayrıca. Başkalarında sevgisine saygısızlık yapmamak lazım…

Ama eğer onun kaderindeki olduğunu seziyorsanız ufak bir duruşunuz olması lazım.

Öyle bir duruşunuz olmalı ki o ise eğer merak etmeyin o ışık onu O edecektir.

O değilse güneş olsa ne fayda, zaten başka bir dünyanın nimetiyse sizin dünyanızda çiçek açamaz…

Bizler niyetimizi koruyalım ve o niyete sımsıkıya bağlanalım…

Elbet ışığınızda açacak çiçeği göreceksiniz.

Ne olursa olsun o ise kaderinizdeki kişi inanın bütün kapılar kapanacaktır yalnız bir kapı açık kalacaktır…

O kapı hepimizin bildiği aşk kapısıdır.

Allah aşıkların yolları karışmasın diye bütün yolları bilerek kapatır…

Bir tek ona giden yolu açık bırakır…

O yol hep açık kalır ki aşıklar yollarını hiç kaybetmesin.

Hanın içinde açan Gülleri düşünün.
Güller Han sahibinin değilse ne gül hanındır ne de han güle aittir.

Lakin Gülhan’ınınsa işte o zaman kervanlar uzak diyarlardan oraya doğru hareket etmeye başlarlar…

Çünkü uzak diyarlarda duyuşmuştur. Hanın artık Gülü vardır…

İşte böyle sevgili okuyucular yanımızdaki gerçek seven kişileri hiç bir zaman göremiyor.

Onlar bizlerden uzaklaştığında ya da ayrıldığın da değerini biliyoruz…

Egolarımız, sahte kimliğimiz, ne istediğini bilmediğimiz gururumuz bizlerin her zaman ki gibi gözlerini karartıyor…

Bazen bu hatadan dönüyoruz bazen dönemiyoruz…

Bir gün iyi ki onu düşünmemişim diyoruz.

Bir gün geldiğinde de aslında bu benim için yaratılmıştı diyoruz…

Ah! İnsanoğlu kapısına hızır gelse kovar.

Hızır olduğunu anlayınca tekrar gelmesi için dualar eder.

Giden Hızıra güllerde saçsanız bir daha o hana uğramaz.

Bir yazımında sonuna gelmiş bulunmaktayım…

Dilerim yanı başınızdaki en değerli ve önemli kişilerin farkına varır.

Onlara ufacıkta olsa kalbinizde bir rüyalık şans verirsiniz.

Sağlıcakla Kalın, Aşk İle Kalın, Allaha Emanet Olun….

Yazar: Berke Battal

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?