Antalya'da gelişime dair her şeyi burada keşfedebilirsiniz...

Stres sizsiniz, düşünceleriniz!

Stres sizsiniz, düşünceleriniz!

Sosyal ağlarda paylaş

Stresten saçım dökülmeye başladı.

Stresten bildiğim şeyi yapamıyorum.

Çok stresliyim.

Stres ne kadar çok dolanmış dilimize değil mi? Koyulduğumuz bir işin beklenmedik sonuçları, onaylamadığımız bir olayın elimizde olmayan sebeplerden cereyan etmesi, sevdiğimiz birinin uzakta olması, iş hayatında hedeflere ulaşılamamış olması, bunların hepsi stresi doğurur. Ayşegül Hocam’ın hep anlattığı homojen heterojen karışımlar var, aslında stres de “huzursuzluk, belirsizlik,  endişe, güvensizlik, kontrolsüzlük” ten oluşan homojen bir karışım…

Stres bu kadar kötü bir duygu durumu mu peki? Neden o kelimeyi duymak bile strese sokar insanı? Diyelim ki yıllarca çalıştığınız sektörde artık müdürlük pozisyonuna getirildiniz. Bunun stressiz bir durum olduğunu söylemeyin sakın. O pozisyonu çok istemiş olmanız ne bunun için heyecanlanmanız “Acaba bu işin altından kalkabilecek miyim” stresinizin olmayacağı anlamına gelmez. Ama buradaki stresin dozajı ya “daha iyi olmak için ne yapmalıyım” konusunda sizi daha dinç tutacak ve ilerlemenizi sağlayacak, ya da bunu fazlaca düşünmekten başka bir şeye odaklanamaz duruma gelmenizde belirleyici olacaktır. Yani stresi olumsuz yapan şey onun şiddetidir.

Stres sizsiniz, düşünceleriniz

Yoğun stres öyle bir şeydir ki, vücudun her yerinde gösterir kendini. Uyku ve iştah sorunları, bacakların istemsizce sallanması , performans düşüklüğü, çabuk sinirlenme, uyum ve anlayış sıkıntıları, saçların dökülmesi, suratımızda kapatıcılara maruz kalan sivilceler , karamsarlık , depresyon, neden dökülen gözyaşları, baş ve mide ağrıları, halsizlik, konsantrasyon sorunları , terleme nefes darlığı sebep olduğu şeylerden sadece bazıları. Peki insan kendi kendine bunu neden yapar? Gerek var mı? Bir gün Diş Teknisyenleri Derneğinde stres konulu bir eğitim verirken teknisyenlerden birisi el kaldırıp “Hocam siz bunları anlatıyorsunuz ama siz hiç mi strese girmiyorsunuz” diye sordu. Aslında eğitim alanına giderken yani derse girmeden önce takside strese girmiştim. Eğitimin ilk günüydü ve yoğun trafik bir türlü akmıyordu. Eğitimin ilk gününde geç kalacak olmam, öğrencileri bekletecek olmam hayli strese sokmuştu beni de… Bu örnekle birlikte stresten arınma yollarını bilen , bu konuda daha bilinçli olan insanların da strese girdiğini aktardım. Ama bahsi geçen bu insanlar kendilerini hemen toparlayan ve stresi hemen kontrol altına alan kişilerdir sözleriyle devam ettim eğitime… İyi ama nasıl? Tabi ki sorgulayarak… Takside stresin arttığını anladığım anda içimden kendi kendime sorular sordum ve cevapladım.

  • Stresli miyim?
  • Evet
  • Neden?
  • İnsanları beklettiğim ve eğitimin ilk gününe geç kaldığım için.
  • Şu anda benim ne kadar stresli olduğumu gören taksi şoförü bundan nasıl etkilenecek?
  • Olumsuz, muhtemelen o da strese girecek.
  • Peki ben strese girdiğim için trafiğin açılma ihtimali var mı?
  • Hayır
  • Arabaların bu kadar yoğun olması ve trafik lambalarının uzun süre kırmızıda kalması benim kontrolümde miydi?
  • Hayır
  • Şu anda strese girerek eğitimime güler yüzle başlamama ket vurmuş oluyor muyum?
  • Evet

O zaman strese girmeye gerek yok. Peki ne yapabilirim?

  • Beklettiklerimden özür dileyip bir dahaki sefere trafiği, lambaları da hesaba katarak daha erken çıkıp programıma zamanında yetişebilirim. Ben bu örneği verdim ama siz bu soruları strese girdiğiniz diğer alanlara da uygulayabilirsiniz.

Bu anlık çözümdür ve aslında yapabilene en iyisidir. Ancak resme daha büyük bir çerçeveden bakacak olursak yani en baştan stres yaratacak durumlara girmemeyi de kontrol altına alırsak hayat daha lezzetli hale gelebilir. Sigarayı  bırakmanın en güzel yolu hiç başlamamaktır örneğinde olduğu gibi…

Öncelikle planlı ve programlı olmak gerekiyor. Dakikası dakikasına yapılan programlardan bahsetmiyorum. Saat 13:00’te doktor randevum var. Burdan oraya yol yarım saat sürüyor. Belki otobüs geç gelir ya da trafik olabilir, benden önceki randevusu erken ya da geç bitebilir gibi ihtimalleri de göz önünde bulundururak yarım saatten daha erken çıkmak ve belki de erken gidip orada beklemek zorunda ihtimalini de göz önüne alıp yanına o süreçte okumak için bir kitap alarak.

Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Bu da strese en çok yol açan sebeplerden birisi… Sen sensin o da o.  O gitar çalmayı 1 haftada öğrenmiş olabilir ve sen 2 ay geçmesine rağmen kayda değer bir yol kat edememiş olabilirsin bu senin 3. Ayında güzel gitar çalamayacağın anlamına gelmez. Strese girme ve vazgeçme. Strese girmen gitarı öğrenme süreci kısaltmayacak aksine uzatma ihtimali var.

Sadece kendinize ayırdığınız, dinlendiğiniz zamanlar olsun. Bununla ilgili çok sevdiğim ve zaman zaman öğrencilerime anlattığım bir hikaye var.  İki oduncu her sabah ormana gidip ağaç kesiyorlarmış. Oduncunun biri, sabahları erkenden kalkıp işe koyuluyor, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyor, gün boyu soluksuz çalışıyor, öğlen yemeği bile yemiyor, akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra işi bırakıyormuş. Arkadaşı ise işini yaparken zaman zaman dinleniyor, hava kararmaya başlayınca da evine dönüyormuş. Bir hafta bu tempoda çalıştıktan sonra, ne kadar ağaç kestiklerini hesaplamışlar. Sonuçta sık sık mola veren ve akşamları evine erken dönen oduncunun daha fazla ağaç kestiği ortaya çıkmış.

Çok çalışan oduncu bu sonuca fena halde öfkelenmiş. “Bu nasıl olabilir? ” diye söylenmiş. ” Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim ve durup dinlenmeden çalıştım. Ama yine de sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı nedir? “

Arkadaşı hafifçe gülümseyerek yanıt vermiş: ” Ortada bir sır yok. Sen durmadan çalışırken, ben arada bir dinlenip, baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir. ”

Herkesin odunu farklı ama kendimize zaman ayırmak baltamızı bilemek. Hangi oduncu daha stresli zaman dilimleri geçirmiştir düşünelim hadi üzerine..

Ve kendinizi kabullenmek kendinizi sevmek en güzel huzur, en özel terapidir.

Stresi yaratan da ortadan kaldırabilecek olan da sizsiniz. Ne kadar güçlü olduğunuzu düşünün. İnsan düşünceleriyle zihnine bedenine neler yapabilir düşünün…

Kararında, olumlu sonuçlar doğuracak derecede stresli günler dilerim.

Yazar: Sibel Çetin


Sosyal ağlarda paylaş
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?